Sigortalı Hayatta Beklentiler - Sağlık Sigortası (2016 Nisan)

Sigortalı hayatta karşılaşılan sorunların büyük kısmı, doğru bilgiye sahip olmamaktan kaynaklanıyor. Bilgilendirme konusunda sigortacılara çok iş düşüyor. Bu yüzden sigortacıların tek odak noktası poliçe satmak olmamalı. Orta ve uzun vadede, daha düzgün iletişimlerin kurulabildiği, sorunların en aza indirildiği bir sigortalı hayat için üstümüze düşen görevi yapmalıyız.

Çok detaylara inmeye gerek yok. En temel bilinmesi gereken şey, sigorta sisteminin ne olduğudur. Sigorta sistemi, elimize geçen yüksek faturanın, cebimizden daha az bir para çıkartarak, ödettirebileceğimiz bir hibe sistem değildir. Sigorta sistemi, gerçekleşmesi muhtemel olan risklerin belli bir bedel karşılığında devredilmesi üzerine kurulu özel-sosyal bir sistemdir. Dolayısıyla sigortacılığın aslında bir olasılık ve istatistik yönetim işi olduğunu söyleyebiliriz.

Sigortacılığın temel prensipleri ve işleyiş şekli tam olarak bilinmiyor. Bundan kaynaklı olarak sistemin sunduklarının ötesinde beklentiler oluşuyor. Bu beklentilerin karşılanmamış olması da memnuniyetsizlik yaratabiliyor. Özellikle sağlık sigortasını ele alarak, bu sebeplerle oluşan yargılardan bazılarını örnek vermek istiyorum.


Doktorum fıtık teşhisi koydu. Ameliyat olmam gerekiyormuş. Sağlık sigortası yaptırıp masraflarımı oradan karşılayabilirim.

Sigorta sistemi bir hibe/kredi sağlama sistemi ya da sosyal güvence sistemi değildir. Sigorta sistemi olması sadece ihtimal dahilinde olan, yani gerçekleşmesinde bir kesinlik bulunmayan risklere karşı teminat sağlayan özel bir sistemdir. Hastalığın teşhisi konduktan sonra artık ihtimalden değil, kesinlikten bahsedilmektedir. Bu durumda da sigorta şirketlerinin poliçe yapmamak, ya da teşhisi konmuş olan hastalıkları poliçedeki teminatların dışında tutmak hakkı vardır.


Yıllardır sağlık sigortası yaptırıyorum, fakat daha hiç faydalanmadım. Bu durumda sağlık sigortasına ödediğim paralar boşa gidiyor diye düşünüyorum.

Öncelikle sağlık sigortasından faydalanmak demek, sağlığımızı kaybetmiş olduğumuz anlamına gelmektedir. Tedavi masraflarımız olmuş ve sağlık sigortamız bunu karşılamış demektir. Dolayısıyla sağlık sigortasını kullanmamış olmaya üzülmek yerine sevinmek gerekir.

Sağlık sigortasını, hasta olmayı umut ederek değil, olur da bir hastalık meydana gelirse ortaya çıkan masraflardan korunmak için yaptırıyoruz. Sigorta şirketine ödediğimiz primler de, bu masrafları ödeme riskini üzerinde taşıması için onun üstüne devretmiş olmamızın bedelidir. Dolayısıyla, hastalanmış ve sigorta şirketine her hangi bir tedavi faturası ödetmiş olmasak da, ödediğimiz primleri boşuna ödemiş olmamaktayız.


Sigorta poliçeme aile olarak yılda 4.000.-tl ödüyordum. Bu zamana kadar nerdeyse hıç kullanmamıştım. Bu sene ilk defa bir kullanımımız oldu. Poliçe yenilememde prim 5.500.-tl olarak karşıma çıktı. Hiç kullanmamam gerekiyorsa neden yaptırıyorum bu poliçeyi?

Sigorta şirketlerinin üstlendiklerin her bir riskin büyüklüğüne, ortaya çıkma sıklığına göre bir fiyatı vardır. Sigorta poliçelerinin primleri olarak ödediğimiz paralar da işte bu bedellerdir.

Bir poliçe satın aldıktan sonra, o poliçe dönemi içinde riskin gerçekleşmemiş olması, bir sonraki sene de gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez. Zaten öyle bir durum söz konusu olursa, bir sonraki sene poliçe satın almaya da gerek kalmayacaktır. Dolayısıyla risk aynı olasılıkla devam etmekte ve sigorta sistemi bunu üstlenmektedir.

Fakat burada poliçesini kullanmayan sigortalılara indirimlerin uygulanması söz konusudur. Bir önceki dönemde tazminat almamış olan sigortalılara, tazminat almış olanlardan daha az prim ödemesi imkanı sunulmaktadır.

Sistemi, tüm katılımcıların fonladığı bir havuz olarak düşünmek lazım. Bir zarara uğrayanın havuzdan para alması, aslında diğer tüm sigortalıların bu kişinin hasarını el birliğiyle ödemesi anlamına geliyor. Poliçelerin yenilenme zamanında da, tazminatı almış sigortalının priminin, bu tazminatın ödenmesine katkı verip, kendisinin bir tazminat almamış olan sigortalıların priminden daha yüksek olması da adil olan durumdur. Sigorta şirketlerinin asıl görevi, işte bu sistemi ve fon havuzunu yönetmektir.

Poliçe üretimlerinde ya da hasar ödemelerinde sigorta şirketlerinin tüm detaylarına kadar sorgulama yapması, büyük resme bakınca her bir sigortalının menfaatinin korunması içindir. Tabii ki hatalar olmaktadır. Bu hataları da minimize etmek için profesyonel acente ağları oluşmuştur.

Sağlık sigortaları özellikle hayat standardımızı çok etkileyen ve dolayısıyla çok daha fazla özen ve bilgi gerektiren bir sigorta türüdür. İlerleyen yaşlarda ve ihtiyaç duyulması halinde, mağduriyet yaşanmaması için, sağlık sigortalarını bu işi meslek olarak yapan profesyonel sigorta acenteleri kanalıyla almak gerekir.

Sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle.

Her türlü soru ve bilgi talebi için mail adresim kanalıyla iletişim kurabilirsiniz.


Özgür Muharrem ŞİŞİK

ozgur@kavramsigorta.com.tr


MAVİŞEHİR DERGİSİ